www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


3- Mal dokunulmazlığı:
İslâm özel mülkiyeti, kişilerin mal mülk sahibi olmalarını -helal kazanç, hibe, miras gibi meşru yollardan elde edilmiş olmak şartıyla- caiz görmüş, mülkiyet hakkını korumak için tedbirler almıştır. Bu tedbirler sosyal adâleti temin ve ceza tedbirleri olmak üzere ikiye ayrılabilir.

Sosyal adâlet:
Sosyal adâletten maksad toplumun her ferdine fırsat eşitliği tanımak ve herkesin insana yaraşır şekilde yaşam imkânını temin etmektir. Bu, İslâm devletine vazife olarak verilmiştir. Ayrıca zekât, nafaka, yardımlaşma, faizsiz borç verme, vakıf ve hayır müesseseleri de bu tedbirler arasında anılmaya değer.83

Ceza tedbiri:
Bir kimseyi, özel mülkiyet düşmanlığına sevkeden haklı sebepleri ortadan kaldırıp sosyal adâleti temin ettikten sonra sıra ceza müeyyidesine gelir. Mal dokunulmazlığı ile ilgili müeyyidelerin hem maddî, hem de manevî olan çeşitleri vardır:
a) Hırsızlık ve gasp: Hırsızlık ve gasp haram kılınmış, hırsızlık suçuna karşı ağır cezalar konmuştur. (el-Mâide:5/38)
b) Haksız kanaç: Bir başkasının malına, meşru olmayan, rızasına dayanmayan yollarla el uzatmak yasaklanmıştır.
c) Rüşvet: Haksız bir menfaat sağlamak üzere selâhiyetli kişilere menfaat sağlamak şeklinde tarif edebileceğimiz "rüşvet" yasaklanmış, alan, veren ve aracı olan lânetlenmiştir.84
"İnsanların mallarından bir kısmını, bile bile günah işleyerek ele geçirmek için iş başındakilere yedirerek mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin." (el-Bakara: 2/188)
İş başındakilere ve selâhiyet sahiplerine verilen hediyelerin de büyük bir kısmı rüşvet sayılmıştır. Zekât vb. tahsildarları hediyelerle döndükleri zaman Hz. Peygamber (s.a.v.) "evlerinizde otursaydınız bu hediyeler size verilir miydi?" buyurarak bunların rüşvet mahiyetinde olduğunu bildirmiştir.85
Rüşvet almayı caiz kılan hiçbir sebep yoktur. Ancak rüşvet vermeye iki durumda ruhsat verilmiştir:
1) Bir haksızlığı (zulmü) önlemek veya kaldırmak için başka çare yoksa:
2) Bir hakkı ele geçirmek için başka bir yol bulunamazsa.86
Husûsî mülkiyet hakkının bir sınırlamasına da israf mefhumunda rastlıyoruz. Servet kimin olursa olsun onda toplumun da hakkı vardır (millî servet mefhumu); bir âyet bunu apaçık ifade etmektedir.
"Allah'ın sizi koruyucu kılmış olduğu (ayakta durmanıza sebep kıldığı) mallarınızı, beyinsizlere vermeyin, kendilerini bunların gelirleriyle rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel söz söyleyin" (en-Nisâ: 4/5). Bu âyet sefihler, malını korumasını bilmeyenlerle ilgilidir. Mal onlarındır, mutlak özel mülkiyet anlayışına göre onlar da mallarını diledikleri gibi sarfedebilirler. Ancak İslâmın mülkiyet anlayışı buna müsait değildir, bu noktada toplumun, ferdin mâlî tasarruf hürriyetine müdahale hakkı vardır.
d) İsrâfın şümûlü:
İsrafın ölçüsü nedir? Hangi türlü harcamalar, vermeler israf sayılır?
1) İslâmın haram kıldığı harcamaların israf olduğundan şüphe yoktur; içkiye, kumara, uyuşturucu maddelere, altın ve gümüş kap kacağına yapılan harcamalar gibi.
2) Kişiye ve başkalarına, maddî-manevî hiçbir faydası olmayan harcamalar.
3) Başkalarına muhtaç hale gelecek kadar ölçüsüz bağışlar ve harcamalar. (el-isrâ 17/26, 29; el-Bakara: 2/219)
e) Bulunmuş eşya (Lukata):
Fıkıh kitaplarının "Lukata" bölümünde, kaybolmuş, yitirilmiş canlı veya cansız şeyleri bulan kimsenin ne yapacağı, nasıl davranacağı konusu ele alınmış, mülkiyeti koruyan tedbirler getirilmiştir.
Bu konuda ne yapılacağına ışık tutan hadisler vardır:
Birisi Rasûlullah'a gelerek bulunmuş eşyayı sordu; şöyle buyurdular:
"Onun kabını, bağını belleyip aklına yerleştir, sonra bir sene onu etrafa duyur, sahibi çıkar gelirse (verirsin), aksi halde o sana kalır."
- Kayıp koyun hakkında ne dersiniz?
- O ya senin, ya kardeşinin yahut da kurdundur.
- Kayıp deve?
- Senin onunla ne işin var? Onun su kabı da var, sağlam pabuçları da var; sâhibi onu buluncaya kadar suya gelir (içer) ağaçlardan yer (karnını doyurur).87
Hz. Câbir şöyle demiştir:
"Rasûlullah (s.a.v.) değnek, kamçı, ip gibi şeyleri bulan kimsenin onlardan bizzat faydalanmasına izin vermiştir."88
Bunlar ile benzeri hadislerden ve İslâm hukukunun umûmî prensiplerinden bulunmuş eşya hakkındaki hükümler şöylece tesbit edilmiştir:
aa) Yitik malı almak:
Yolda izde görülen sahipsiz bir malı almak mübah, mendup, vâcip ve haram hükümlerine tâbi tutulmuştur:
Olduğu gibi bırakıldığı takdirde zâyi olmayacağı, meselâ bir başka güvenilir kimsenin alacağı bilinen bir yitik malı alıp almamak serbesttir (mübahtır.)
Olduğu yerde bırakıldığı takdirde zâyi olması ihtimâli bulunan şeyi, sahibini bulup teslim etmek niyetiyle almak mendûptur; dinde teşvik edilmiştir.
Zâyi olması ihtimali kuvvetli veya kesin ise onu, iyi niyetle almak gereklidir (vâciptir).
Kendine maletmek üzere yitik malı alıp götürmek haramdır.
Sahibini bulunca vermek üzere alınıp götürülen yitik mal, bulanın bir ihmal ve kusuru olmaksızın zâyi olsa bunu sahibine ödemesi gerekmez; çünkü mal emânet hükmündedir. Ancak kendine mal etmek üzere alıp götürmüş de o da zâyi olmuş ise, sahibine ödemek (tazmin) mecbûriyetindedir.
Bulan kimse dilerse yitik malı alıp muhâfaza eder ve sâhibini bulmak için gerekeni yapar; dilerse -emin olduğu takdirde- resmî makamlara teslim eder.
ab) Şahit tutmak ve etrafa duyurmak:
Bir kimse bir şeyi bulunca önce bulduğuna dair birkaç kişiyi şahit tutacaktır. Eğer şahit tuttuğu takdirde kötü niyetli bir kişinin malı elinden alması ihtimali varsa bundan vazgeçebilir. Şahit tutmak birkaç kişiye "bende bulunmuş bir mal var, arayan olursa bildirin" demekle yerine getirilmiş olur.
Etrafa duyurmaya gelince: Tercihan eşyanın bulunduğu yer civarında, çarşı pazar, câmi gibi yerlerde, önce sık sık, sonra haftalık, aylık ve altı aylık aralarla "bir şeyin bulunduğunu ilan" suretiyle yapılır. İlan müddeti en çok bir senedir. Eşyanın önem derecesine, sahibinin arama ihtimaline göre bu müddet ayarlanır.
ac) Sahibinin çıkması ve çıkmaması:
Yitik malın sahibi çıkar ve gerçekten malın sahibi olduğu kanaatini verirse malı kendisine teslim edilir.
İlan müddeti dolduğu halde sahibi çıkmazsa bulan kimse:
Saklamaya devam edebilir;
Fukarâya sadaka olarak verebilir;
Kendisi fakir ise bizzat faydalanabilir;
Resmî makamlara teslim edebilir.
Yitik malın sahibi ne zaman çıkarsa çıksın malını veya (malı tüketilmiş ise) bedelini alma hakkına sahiptir.
ad) Bazı noktalar:
Ehlî hayvanlar ile alıştırılmış güvercin, keklik vb. yitik mal kabul edilir.
Tarla, bağ, bahçe gibi yerlerden mahsul toplandıktan sonra geride kalan tek tük mühsulü başaklamak (toplamak) caizdir. Ancak bunlar toplandıktan sonra malın sahibi gelip isterse vermek gerekir.
Irmak ve derelerde akıp gelen meyva, sebze ve kereste olmayan odun vesaireyi alıp faydalanmak caizdir.
Ayakkabısı, başörtüsü değiştirilen kimse bunun yanlışlıkla yapıldığı kanaatinde ise, kendisine bırakılan, yitik eşya gibidir. Hırsızlık maksadıyla yapıldığını anlarsa bırakılandan istifâde edebilir.89



83. Sosyal adâlet mevzuu için Seyyid Kutup, M. Ebû Zehra, Sibâî, Y. Kardâvî'nin eserlerine bakınız.
84. Tirmizî, K. el-Ahkâm, 9; Ebû Dâvûd, K. el-Akdıye, 4.
85. Buhârî; hadisin metin mânası şöyledir "Bu hediyeler gelsin diye anasının evinde otursa ya!" K. el-Hayl, 15; el-Ahkâm 41; Müslim, K. el-İmârah, 28.
86. İbn el-Hümâm, Fethu'l-kadir, (Kitâbu-edebi'l-Kadî, C. V, s. 455 vd.
87. Buhârî, K. el-Lukata, 2-4, 9; Müslim, K. el-Lukata. 1, 2, 5-7.
88. Ebû-Davûd, K. el-Lukata, 1.
89. Ö. N. Bilmen, H. İ. ve İstılâhat-ı Fıkhiyye, Kamusu C. VI, a. 40-65; S. Sâbık, Fıkhu's-sünneh, C. III, s. 258-265; H. K. Mukayeseli İslâm Hukuku, C. III, s. 55, 105.

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler