www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Dördüncü Fasıl
İş, Meslek ve Muâmele

I - İş ve Meslekler
Allah Teâlâ insanoğlunu akıl, bilgi ve emeği ile imkânları değerlendirerek ihtiyaçlarını bizzat karşılayacak kabiliyette yaratmıştır. Bu kabiliyetlerini kullanmak ve değerlendirebilmek için de yeteri kadar imkân vermiştir:
"Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur; öyleyse O'nun sırtında dolaşın, Allah'ın verdiği rızıktan yiyin" (el-Mülk: 67/15)
Yeryüzünün boyun eğmesi, işlemeye ve verimli kılmaya müsait oluşudur. Onun sırtında dolaşmak adım-adım, karış-karış araştırarak insana faydalı olan imkânları ortaya çıkarmak, işlemek, istifade etmek ve ettirmektir.
"Zengine ve normal güce sahib olana sadaka vermek helâl değildir"77 hadisi ile aynı mânadaki diğer hadisler herkesin rızkını kendi gücü ile temin etmesini âmirdir; ancak bunun bazı istisnâları vardır;
Sahâbeden Kabisa anlatıyor: "Bir angarya yüklenmiş, bu sebeple yardım istemek üzere Rasûlullah (s.a.v.)'a gelmiştim. "Zekât gelinceye kadar bekle de sana istediğini vermelerini söyleyelim." dedikten sonra şöyle devam ettiler:
"Kabisa! Şu üç kişiden biri olmak müstesnâ istemek (dilenmek) kimseye helâl değildir:
1- Bir angarya yüklenen kimse ki o verdiğini almak maksadıyle ister, alınca da artık istemez.
2- Malvarlığı bir felâkete uğrayan kimse ki geçimini sağlayacak kadar istemesi ona da helâldir.
3- Çevresinden, aklı başında üç kişinin "filân kimse yoksul düştü" diyeceği kadar yoksullaşan kimse; bu da geçimini temin edinceye kadar ister.
Bunların dışında kalan taleb-ey Kabisa- haramdır; bunu yiyen haram yemiş olur."78
Birinci maddede geçen angaryadan (hamâle, yük) maksad, iki grup arasındaki ihtilâfı halletmek, kavga ve benzerini önlemek için bir kimsenin kendi malından yaptığı harcamalardır.
Bu üç durumda müslüman, devlete başvurarak yardım ister; devletin imkânları müsait değilse zenginlerden ister. Devletin bu maksatla bir fon kurması ihtiyaç sahiplerini zenginlere başvurmaktan kurtarması vazifeleri arasındadır.
Bu hallerin dışında, müslümanın vazifesi bir iş ve meslek edinerek çalışıp kazanmaktır. İş ve mesleğin kötüsü yoktur. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor: "Herhangi birinizin ipini sırtına alıp bir demet odun getirerek satması-ve bununla Allah'ın onunla şerefini korumuş olması- halktan istemesinden daha hayırlıdır; onlar da ya verirler veya vermezler."79
Şu halde sırtıyla odun taşıyıp satmak da şerefli bir iştir.
İş ve mesleklerin hepsini burada teker teker saymak uzun süreceğinden-diğerlerine de örnek olmak üzere- bazılarına, helâl-haram ve fazilet açısından bakabiliriz.



77. Tirmizi, K. ez-Zekât, 23; Ebû-Dâvûd, K. eZ-Zekât, 24.
78. Nesâî, K. ez-Zekât, 80, 86; Müslim, K. ez-Zekât, 109; Ebû-Dâvûd, zekât, 26.
79. Buhârî, K. ez-Zekât, 50; K. el-Büyü, 15; Müslim K. ez-Zekât, 106.

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler