www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


8. Prof. Kalkıylî'in Söyledikleri:
Ürdün müftüsü Şeyh Abdullah el-Kalkıylî'nin münâkaşa ve tenkit ederken sarfettiği söze dokunmadan cevaplarıma nihayet veremeyeceğim. Dinleyicilere, hitaben şöyle demişti: "Size düşen, üzerinize farz olan, dînî hükümleri açıklama mercii olan resmî müftülerin görüşlerine uymanızdır; başkalarına değil, çünkü delîl olan onların görüşleridir."
Bunu dün gece, konferanslardan sonra bana söylemişti; bugün de münâkaşa esnasında dinleyenlere ilân etti.
Muhterem müftü (Allah selâmet versin!) halka şunu anlatmak istiyor: Delîli kuvvetli olduğu için değil, fakat resmen müftü olduğu için onun aykırı görüşünü kabûl etmek gereklidir.
Kendilerine hatırlatmak isterim ki, İslâm bilgi ve hükümleri açıklama mevzûunda delîl ve hüccet dışında hiçbir şeye otorite tanımamıştır. İslâm'da, dînî otoriteye sahip ruhbanlık ve rûhanîlik yoktur. Din nazarında insanlar iki sınıftır; âlimler ve câhiller. İnsanın ilmi ve ilmî gücü, mevkiine değil, delîline dayanır. Aksi halde, makamından ayrılan resmî müftünün ilmi ortadan kalkar, aynı makama gelen câhilin bilgisizliği de ilim olurdu. Prof. Kalkıylî bunu kabûl eder mi? Sonra resmî müftüler, mevzû üzerinde çeşitli görüşler ileri sürerlerse buna ne diyecektir? Resmî müftü dînini dünyası karşılığında satar da -korku veya menfaat şevkiyle- şer'an helâle haram, harama da helâl derse görüşü ne olacaktır? Dînî hakikatleri ortaya koyacak ve ilâhî sınırların çiğnenmesini önleyecek -delîl ve hüccetten başka- kim vardır?
Kalkıylî'nin tâbi olduğu ve ona göre fetvâ versin diye tayin edildiği mezhebin imamı Ebû-Hanîfe (r.a) şöyle diyor: "Nereden aldığımızı bilmeden görüşümüzü benimseyip fetvâ vermek kimseye helâl değildir." İmam Şâfi'î de şunu söylüyor: "Delîlsiz, dayanaksız, ilim arayan, gece odun toplayana benzer; böylesi bilmeden, içinde kendisini sokacak yılan bulunan odun demetini taşıyabilir?
Bu mânâda, müçtehit imamların çoğundan nakledilmiş pekçok söz vardır. Bunları İbn Kayyim, İlâmu'l-muvakı'în'de nakletmiştir.2 Bunlardan hiç biri, şer'î delîl yerine gelip geçici resmî makamı, sahibi adına ilmî delîl olarak kabûl etmemiştir. Bunun da sebebi basit ve açıktır: İslâm'da ruhbanlık ve rûhanîlik yoktur.

Hepinize selâm.
M. A. ez-Zerka


2. C. II. S. 301-302

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler