www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


IV.Din âlimleriyle hukuk âlimlerinin sigorta sistemi mefhumu üzerinde farklı görüşlere sahip olmalarının sebepleri:
Din âlimleri ile hukuk âlimlerinin, sigorta sistemi mefhumu üzerinde birleşmemiş olmaları, onun hükmünde farklı görüşlere sahip olmalarının temel sebebidir:
"İslâmî bakımdan sigorta akdi hakkında hukukçuların açıkladıkları görüş ile; mutlak olarak sigortanın haram olduğunu söyleyen muâsır İslâm ulemâsının görüşü neden birbirine ters düşmektedir?" suâline cevap bulmamız bakımından dikkatimizi çekmesi gereken bir noktaya işâret etmeyi faydalı buluyorum:
Sigorta sistemi deyince hukukçuların zihinlerinde şekillenen mefhum şudur: Meydana gelen zararın yalnızca felâketzedenin omuzlarında kalması yerine, sigortalıların ödedikleri primlerden -toplanan maldan- ödenen tazmînât yoluyla bütün sigortalılara dağıtılmasını ve böylece; felâket ve kazâların zararının hafifletilmesini gâye edinmiş, karşılıklı taahhüt ve yardımlaşmaya dayanan bir sistem... Ve hukukçular şöyle diyorlar: İslâm'ın, içtimâî ve iktisadî hayatın nizâmlanmasına ait bütün kanunlarının hedefi, hak ve vazifede, mutlak mânada karşılıklı yardımlaşma ve kefâlet esasına dayanan bir toplum meydana getirmektir. Buna göre sigorta akdi ve sistemi; İslâm dînindeki bu yüce hedefe aykırı değildir.
Sigorta sisteminin haram olduğuna fetvâ veren âlimlerin zihinlerinde teşekkül eden mefhuma göre ise sigorta, bir nevi müşterek bahistir ve kumardır; kâr daima, kumarda oyunu idare edenin yerini alan sigorta şirketine ait olur ve onun içine, işleminin hep içinde bulunan fâizi de katar. Sigorta sisteminin dayandığı esas iki gruba göre birbirinden bu kadar farklı olunca; hükümlerinin de o nisbette birbirine ters düşmesi tabiîdir.
Kanâatime göre sigorta sisteminin dayandığı bu esası kesin ve açık olarak ortaya koyarsak ve bu açıklık içinde sistemin gerçek gâyesi aydınlığa çıkarsa, bu durum bizi, sigorta hakkında İslâm hukukunun müsbet veya menfî hükmü üzerinde, fukahâ ile hukukçular arasında sağlam bir anlaşma zemînine götürecektir. Burada hüküm, iki gruptan hangisinin sistem hakkında tasavvur ettiği mefhumun doğru olduğu esasına dayanacaktır. Çünkü kanun da kumarı ve kumarlı yarışları yasaklamakta, bunlara ait akitlerin bâtıl olduğunu hükme bağlamaktadır. Hukukçular bu yasaklamada kanuna muhalefet etmediklerine göre; dîne de muhâlefet etmemeleri -en az o kadar- makûl ve tabiîdir.
Biz mezkûr açıklığı getirmekle bir yandan fıkıh bilginlerinin kendi aralarında, diğer yandan da onlar ile hukukçular arasında anlaşma sağlamış olacağız.
Bu araştırmada yapmak istediğim; -dîne ve vâkıalara dayanan deliller ile desteklenmiş doğruyu bulabilirsem- o anlaşmayı temin etmekten ibarettir.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler