www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


iv. Pazar Darlığı ve Kullanılmayan
Üretim Güçleri:
Kalkınmakta olan ülkelerde mahallî pazar darlığı problemi; mâalesef mutâd ve alışılmış bir problem hâlindedir. Pazar darlığı; yalnızca ortalama gelir düşüklüğüne veya millî gelir dağılımının aksaklığına da dayanmıyor. Bunun, bizzat ekonomik yapıda kendini gösteren köklü sebepleri vardır. Zîrâ İslâm ülkeleri ve umûmî olarak kalkınmakta olan ülkelerin ekonomik yapısı çift tabiatlıdır; bu karakter onların ayırıcı vasfıdır. Bu sebeple - oralarda modern kesim ile an'anevî (geleneğe dayanan) kesimi yanyana görürüz. Ve her iki kesim için de pazar darlığı - nerdeyse müzminleşmiş- bir derttir.
Modern kesim ekseriya ihraç maksadiyle üretim yapıyor. Bu işin düzenli yürümesi, üreticiden son tüketiciye kadar uzanan bir sonuçlar zincirini gerektiriyor. Ancak bu zincirin iç pazara yansıyan tarafı, önemsiz yan faâliyetlerden ibaret oluyor. Umulan neticeler dış pazara ait oluyor; çünkü bir yandan ham maddenin çoğu dışarda imâl ediyor, diğer yandan yüksek sermâye yoğunluğu, ayırıcı vasfı olan bu kesimde, emeğe ihtiyacın azlığı sebebiyle mahallî üretime taleb zayıf oluyor.
Eski (an'anevî) kesimde mezkûr zincirin tüketiciden üreticiye uzanması - dolayısıyla tüketicinin talebinin, bizzat küçük sanâyî kuruluşları vâsıtasıyle arza sebep olması ve böylece dinamo vazifesi görmesi- gerekirken durum böyle olmuyor ve talebin ancak küçük bir kısmına cevap verilmiş oluyor. Lüks eşyâ edinerek hayat seviyesini yükseltme arzusu moda hâline gelmiştir. Bu eşyâ dışarıda üretilmektedir. İçeride yapılan üretim oldukça azdır. Bu da döviz rezervinin, değerli yabancı paraların tükenip gitmesine sebep olmaktadır. Sınâ'î ülkelerden gelen turistlerin kalkınmakta olan ülkelerden değerli seccadeler ve benzeri şeyleri almaya yönelmeleri bizi teselli ediyor!
Şüphesiz kalkınmakta olan ülkelerde bu iktisâdî yapıyı değiştirmenin, pazarı genişletmeye tesiri olacaktır. Biz biliyoruz ki; pazarın gelişmesi, paranın vâsıtalık ettiği mâlî işlem ve değiş-tokuş (mübâdele) çerçevesinin genişlemesi ve iş bölümü ile başlar.
Şimdi sorulabilir: Pazarın genişlemesi mevzûunda, teklif ettiğimiz modelin rolü ne olacaktır?
İlk banka Mîtğamr'da kuruldu. Burada zirâî faâliyet, el sanatları ve az miktarda sanâyî vardı. Şüphesiz küçük sanâyînin artması, en büyük kesim olan zirâî sâhadan artan iş gücünü çekiyordu... Kredi alanların çoğu, âileleriyle beraber köylerde yaşadıklarına ve harcama geleneklerini ve hayat tarzlarını değiştirmediklerine göre, fazla üretimi kim alacak meselesi ortaya çıkıyordu?
Banka bu suâle cevap vermede önemli ve aktif rol oynuyor. Bu rol - yukarıda işâret edildiği gibi- onun, tasarruf eğitimi vazifesini yüklenmiş olmasıdır. Tasarruf eğitimi almamış, dar gelirli vatandaşların gelirlerindeki her artış gıdâ maddelerine yöneliyor; yâni sınâ'î eşya, talep azlığı ile karşı karşıya bulunuyor. Kanâatime göre bunun sebebi, tasarruf terbiyesinin alınmamış olmasıdır. Eğer fakîr vatandaş basit, mütevâzî gelirinden birkaç kuruş arttırabilse, bunun neticesi talebin, gıdâ maddelerinden sınâî mamûllere yönelmesi olacaktır; bundan sonra da pazar genişleyecektir.
Bankanın merkez dışı esaslara göre, çeşitli sanâyînin kuruluşuna katkıda bulunması ve diğer faâliyetleri pazarın genişlemesine sebep oluyor. Pazarın genişlemesi ise- işâret ettiğimiz gibi- küçük sanâyiin can damarıdır. Banka her mıntıkada faâliyet gösteriyor ve çeşitli sanâyî kollarını teşvik ediyor. Böylece bölgeler arasında birçok mübâdele münâsebetleri doğuyor. Yatırım hesabı sâyesinde birçok eşya için talep doğuyor; bu, bölge vatandaşlarının gelirlerinin artmasına ve dolayısıyle üretim hacimlerinin genişlemesine sebep oluyor.
Yatırım hesabı ile kurulan iş yerleri kâr sağlıyor; bu kâr tekrar üretime sokuluyor; bunun neticesi işçi ham madde ve hizmet talebinin artması oluyor. Böylece müsbet yapılı müessirler zinciri doğuyor ve bu zincirin ortasında tasarruf bankası bulunuyor.
Kalkınmakta olan ülkelerdeki kullanılmayan (âtıl) üretim güçlerini hatırlarsak; bankanın, iktisâdî kalkınmadaki payının büyüklüğünü daha yakından müşâhede etme imkânını bulmuş oluruz.


 

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Bu Kitapta:
Önceki Başlık
Sonraki Başlık
İçindekiler
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Bu Kitapta: Önceki Başlık Sonraki Başlık İçindekiler